Paylaş

“HERKES DÜRÜST, AÇIK VE ETİK SİYASET YAPMAK ZORUNDADIR”

AK Parti Alaplı Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Öztürk, CHP Alaplı ilçe Başkanı Hüseyin Tosun’a göndermede bulunarak,”Öncelikle her kim olursa olsun, dürüst, açık ve etik siyaset yapmak zorundadır. Kısır çekişmelerden, karalayıcı, lekeleyici, polemik oluşturucu yöntem ve açıklamalardan hepimiz uzak durmalıyız. Biz görevde bulunduğumuz süre zarfında Ak Parti Teşkilatı ve Belediye Meclis üyeleri olarak bunu en önemli prensip olarak görmekteyiz” dedi.

AK Parti Alaplı Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Öztürk, Nisan 2017 Belediye Meclis toplantısında, faaliyet raporunun görüşülmesi esnasında yaptığı eleştirilerin CHP Alaplı ilçe Başkanı tarafından kasıtlı olarak başka yönlere çekildiğini bundan son derece üzüntü duyduklarını söyledi.

Siyasetin her zaman doğrular üzerinden ve toplum yararı ön planda tutularak yapılmasının gerektiğini,  eleştirilere tahammül etmek ve ders çıkartabilmek siyasetle uğraşanlar için başarının en önemli şartlarından birisi olduğunun altını çizen Öztürk, “

Nisan 2017 Belediye Meclis toplantısında, faaliyet raporunun görüşülmesi esnasında  Atatürk anıtının sökülüp yerine daha büyük bir anıtın takılması ile ilgili eleştirilerim ve bununla ilgili örnekler, CHP ilçe başkanı tarafından kasten çarpıtılarak başka yönlere çekilmiş;  ayrıca daha önceki meclis toplantılarından birinde, özetle Şelaleye şehit ismi verilmesi yakışmaz şeklindeki grup itirazımıza da “Ömer Halis Demir ismine karşı çıktılar” şeklinde, gerçeklerle bağdaşmayan sadece halkımızı yanıltmaya ve belediye meclis üyelerimiz hakkında yanlış bir izlenim oluşturmaya yönelik açıklamalar yapılmıştır. Öncelikle her kim olursa olsun, dürüst, açık ve etik siyaset yapmak zorundadır. Kısır çekişmelerden, karalayıcı, lekeleyici, polemik oluşturucu yöntem ve açıklamalardan hepimiz uzak durmalıyız. Bizgörevde bulunduğumuz süre zarfında Ak Parti Teşkilatı ve  Belediye Meclis üyeleri olarak bunu en önemli prensip olarak görmekteyiz. Böyle haksız bir açıklama basında yer aldığı için yine aynı yolla cevap vermek durumunda kaldığımız için de üzgünüz. Meclis toplantısında bütçe harcamalarında ilçemizin ihtiyaçları ile ilgili önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiği yönündeki eleştiriler esnasında Atatürk anıtı ile ilgili sarf edilen sözler aynen şöyledir:  “Benim çocukluğumdan beri gördüğüm bir Atatürk anıtımız vardı. Bunu değiştirmenin anlamı nedir? Anıt gibi şeyler tarihi nitelik taşırlar. Avrupa’ya dünyanın değişik yerlerine gidenler görmüşlerdir. Yüzlerce senedir aynı yerde duran anıtlar vardır. Ne oluyor da biz anıtımızı değiştiriyoruz ki? Başka bir yere yenisini yapsaydık. Anıt gibi şeyler durdukları yerde tarihi nitelik kazanırlar. Onun sökülüp daha büyüğünün takılması bu tarihi özelliği yok eder. Çevre düzenlemesi esnasında benim çocukluğumdan beri gördüğüm, önünde saygı duruşunda bulunduğum anıtı söküp değiştirmiş oldunuz. O zaman mesela Eyfel kulesini de söküp yerine daha yüksek bir şey yapsınlar, Kadıköy Altıyolda bir boğa anıtı vardır oranın sembolü, onu söküp oraya da buzağı mı koysunlar mesela. Daha başka bir yere daha büyük bir anıt yapabilirdik neden değiştiriyoruz?” Şeklindeki açıklama ile anıtların tarihi ve sembolik değerlerine vurgu yapılmıştır.  Bir boğa heykelinin ya da demir yığınından oluşan Eyfel kulesinin bile insanların hafızalarında değer kazanıp muhafaza edilmesi istenirken, sadece Türk halkının değil, tüm dünyada örnek bir lider olarak görülen Atatürk’e ait ilçemizdeki en eski anıtın sökülüp büyüğü ile değiştirilmesinin anlamsız ve gereksiz olduğu izah edilmeye çalışılmıştır. Ancak görülen o ki, bu tip eleştirilere tahammülü olmayan CHP ilçe başkanı, belediye meclis toplantısında görüşülüp konuşulmuş ve kapanmış bir konu hakkında sadece polemik oluşturmak, meclis üyemizi ve grubumuzu zan altında bırakmak amacıyla, “Atatürk anıtını Kadıköy’deki boğa heykeli ile kıyaslama cüretini göstermiştir”şeklinde aslı olmayan, kötü niyetli bir açıklama yapmıştır.  Kendisini o gün sarf edilen sözleri tekrar okumaya, dilerse kayıtlardan tekrar dinlemeye ve vicdanını bir kez daha sorgulamaya davet ediyoruz”

 

“ÖMER HALİS DEMİR İSMİNE KARŞI ÇIKTILAR” SÖYLEMİ  DÜRÜSTLÜĞE SIĞMAZ”

Şehidimiz Ömer Halis Demir’in isminin karayolu kenarındaki şelaleye verilmesine karşı çıkışımız ise tamamen farklı bir gerekçeye dayanmaktadır. Bizler bir Şehit isminin üstelik  15 Temmuz Demokrasi kelimeleri ile birleştirilerek, hepsini bir arada halledelim düşüncesi  ile şelaleye verilmesini doğru bulmadığımızı, halkın bu şelaleyi zikrederken Şehidimizin adını anmayacağını, halk arasında buranın Şelale, ya da yol kenarındaki şelale gibi anılacağını ifade ettik. Ülkemizin bir çok yerinde olduğu gibi, bir caddeye ya da meydana bu ismin verilmesinin daha doğru olacağını savunduk. Buna rağmen bizim söylediklerimiz dikkate alınmadı ve şelaleye 15 Temmuz Demokrasi ve Şehit Ömer Halis Demir Şelalesi ismi verildi. Keşke Şehit Ömer Halis Demir ismi Alaplı’nın en önemli caddesine verilseydi. Şimdi bu itirazı “Ömer Halis Demir ismine karşı çıktılar” şeklinde yansıtmak nasıl dürüstlüğe sığdırılabilir? Biz bunu halkımızın vicdanına havale ediyoruz.  Tüm halkımız gönül birliği içerisinde demokrasi nöbetleri tutarken ve her gece şehitlerimize Fatihalar, hatimler okurken, sadece birkaç geceliğine protokol gereği kısa süreliğine meydana gelebilmiş olan kimselerin bizleri şehidimize sahip çıkmamış gibi göstermeye çalışmasını kınıyoruz. Aynı toplantıda CHP meclis grubunun, demokrasi nöbetlerinin tutulduğu meydana “Milli Hakimiyet meydanı” adının verilmesi ile ilgili önergemizin gündeme alınmasını dahi reddettiklerini hatırlatmak isteriz”

 

“EĞİTİM İÇİN PLANLANAN ARAZİ BORÇLAR İÇİN SATILAMAZ”

“Saatlerce süren ve çok önemli konuların görüşüldüğü Nisan ayı belediye meclis toplantısından sadece bir konunun tartışmaya taşınması da manidardır. Oysa aynı meclis toplantısında CHP li meclis üyeleri tarafından, Alaplı tarihinde ilk kez imar planında okul arazisi olarak gösterilmiş bir arazi satılmak amacı ile kat kısıtlaması olmadan ve emsal 2,50 olmak şartı ile yapılanmaya açılmıştır. Yani bu 12 dönüm arsaya 200 metrekare tabanlı 10 tane 15 katlı bina yapılabilmesi anlamına geliyor. Oysa çok daha kısa süre önce, çok daha çok daha az inşaat alanına imkan tanıyan bir düzenlemeyi Alaplı’da alt yapı bunu kaldırmaz yapılırsa bu tip düzenlemeler ilçe genelinde yapılmalı gibi gerekçelerle mahkemeye taşımışlardı. Milli Eğitim tarafından değişikliğe olumsuz görüş bildirilmesine rağmen, hukuk kuralları çiğnenerek, okul yapılması planlanan arazinin,sadece belediye borçlarını ödeyemiyor diye satılmaya çalışılması kabul edilebilir bir durum değildir. Daha öncesinde benzer şekilde park alanlarının da imar değişikliği yapılarak satılması gündeme getirmişler ve yoğun itirazlarımız sonucunda bu tekliflerini geri çekmek zorunda kalmışlardı”

 

“SİYASET DOĞRULAR ÜZERİNDEN VE TOPLUM YARARI ÖN PLANDA TUTUTALARAK YAPILMALI”

Siyaset her zaman doğrular üzerinden ve toplum yararı ön planda tutularak yapılmalıdır. Eleştirilere tahammül etmek ve ders çıkartabilmek siyasetle uğraşanlar için başarının en önemli şartlarından biridir. Ancak birilerini karalamak, zor duruma düşürmek, itibarsızlaştırmak için sözlerini çarpıtmak, ne halkımıza ne de Alaplı’mıza fayda vermez.  Biz göreve geldiğimiz günden bu yana her şeyi karşılıklı diyalog ile çözmeye çalışıyoruz.  Bundan sonra da aynı şekilde diyalog içerinde dürüstlükten doğruluktan ve kardeşlikten taviz vermeden ülkemiz, halkımız ve Alaplı’mız için çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile 3 yıldır yapılan 33 belediye meclis toplantısında tekrarladığımız gibi Alaplı’nın sorunlarını tartışmak ve diyalog içerisinde daha uzun daha verimli ve geniş katılımlı toplantılar yapmak üzere belediye başkanını göreve çağırıyoruz.  Basın üzerinden atışmak yerine, yapıcı, sonuca götüren ve çözüm üreten, kaynaştırıcı toplantılar yapmalıyız.

 

Bir Yorum Yaz