Paylaş

“DÂHİLİ VE HARİCİ DÜŞMANLARIMIZIN BOYNU EBEDİYEN DÜŞSÜN”

AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, “Biz sandıktan ‘Evet’ çıkacağına inanıyoruz. Yüzde 50+1 yetiyor aslında. Ama diyoruz ki neden 50+1 olsun? Yüzde 55 olsun, 60 olsun, 65 olsun, 70 olsun, olsun ki bugün bize ayar vermeye çalışan batı ülkelerinin, dâhili ve harici düşmanlarımızın boynu ebediyen düşsün.” dedi.

AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu,Ormanlı Belediye Başkanı Bayram Başol, Ereğli İlçe Başkanı Mehmet Fatih Çakır, Gülüç Belde Başkanı İsmail Yılmaz, İl Genel Meclisi Üyeleri, Gençlik Kolları Yöneticileri ve AK Parti gönüllüleriyle birlikte dün Ereğli’ye bağlı 13 köyü ziyaret ederek 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasından “Evet” çıkması yönünde destek istedi.

Milletvekili Çaturoğlu, başka bir programı nedeniyle ilk 3 köy ziyaretine katılmazken, İlçe Başkanı Çakır ziyaret edilen ilk köy olan Aydın köyünde vatandaşlara Anayasa değişikliğini hakkında bilgilendirmede bulundu. Geçmişte yaşanan koalisyon dönemleri ve darbelerden söz eden Çakır, 16 Nisan’da yapılacak halk oylamasıyla birlikte koalisyonların sona ereceğini söyledi. Güçlü bir Türkiye’nin yolunun güçlü ‘Evet’ oylarından geçtiğini ifade eden Çakır, vatandaşlardan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ‘Evet’ demelerini istedi. Çakır, konuşmasının ardından köy sakinlerinin taleplerini de dinledikten sonra köyde yapımı devam eden Köy Konağı inşaatında incelemelerde bulundu, Muhtar Fikret Öztürk’ten bilgi aldı. Muhtar Öztürk, Köy Konağının köy sakinlerinin imkânlarıyla yapıldığını belirterek, İl Özel İdaresi’nden destek istedi. İl Genel Meclisi Üyesi Rıfkı Gültekin, bu konuda kendilerine yardımcı olacaklarını söyledi.

Köy Konağı inşaatı incelemesinin ardından Çakır ve beraberindeki partililer İskenderli, Yazıören ve Hacıuslu köylerini ziyaret ettiler. Hacıuslu Köyü Muhtarı Recep Özsoy, burada programa katılan Milletvekili Çaturoğlu, İlçe Başkanı Çakır ve beraberindeki yaklaşık 30 kişiye öğle yemeği ikram etti. Hacıuslu köyünden Yukarıhocalar köyüne geçen AK Parti heyeti, daha sonra Aşağıhocalar köyüne geçerek burada yaşanan heyelan nedeniyle yapımı durdurulan köy camisinde incelemelerde bulundular. Milletvekili Çaturoğlu, etrafı kaya parçaları ile dolu olan cami inşaatı çevresine duvar yapılmadan çalışmaların devam etmesinin doğru olmayacağını vurgulayarak, İl Genel Meclisi Üyelerinden bu konuda çalışma yapmalarını istedi.

AK Parti heyeti daha sonra sırasıyla, Sakallar, Vakıf, Öğberler, Yeniköy, Kirencik,Aşağıkayalıdereve Şamlar Köylerini ziyaret ettiler.

Köylerde yaptığı konuşmalardailk olarak Ereğli-Devrek yolunda devam eden çalışmalarla ilgili bilgi veren AK Parti Zonguldak Milletvekili Faruk Çaturoğlu, “Ereğli-Devrek yolunda incelemelerde bulunduk ve yüklenici firmadan çalışmalarla ilgili olarak bilgi aldık. Ereğli-Devrek yolunda çalışmalar hızlı bir şekilde ilerliyor. İnşallah planlandığı gibi önümüzdeki senenin sonlarına doğru bitmiş olacak. Yakından takip ediyoruz, ilgileniyoruz. Virajları ortadan kaldıran bir çalışma yapılıyor. Çalışmalar bittiğinde, inşallah Ereğli ve Alaplı İlçelerimizi Devrek ve Gökçebey İlçelerimize bağlayan bir koridor açmış olacağız.” dedi.

16 Nisan’da yapılacak olan halk oylamasına ilişkin önemli açıklamalarda da bulunan Çaturoğlu, özetle şunları söyledi:“16 Nisan’da hep beraber sandığa gideceğiz. 16 Nisan’da, geçmişte ülkemizin üzerinde oynanan oyunlara son verecek önemli bir virajı geçecek bir seçimi hep beraber yapacağız.Çok uzun zamandan beri biz hep ‘Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ diye kandırdılar. Ama inanın ki bu ülkede hiçbir zaman hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin olmadı. Her zaman askeri vesayet, yargı ve diğer kuvvetler, ülkemizi vesayet altında tutmaktan bir an bile geri durmadılar. Eğer kayıtsız şartsız hâkimiyet milletin olmuş olsaydı, bu milletin sevgilisi, milletin oylarıyla 3 kez seçilmiş Adnan Menderes ve 2 arkadaşı idam edilmezdi. Vesayetçiler, CHP ve onun devamı olanlar halkı kendi kendine bıraktıklarında, halkın kendisinden olanları, kendisine hizmet edenleri, kendisiyle birlikte onların inancına ve yaşam tarzına müdahale etmeyenleri seçtiğini gördüler ve dehşete kapıldılar. Dediler ki ‘biz bunları kendi haline bırakırsak CHP bu ülkede asla iktidar olamaz’. Onun için başımıza Anayasa Mahkemesi gibi, Milli Güvenlik Kurulu gibi, yetkisi olan ama sorumluluğu olmayan Cumhurbaşkanı gibi birçok vesayetçi kurumla iktidarın alanını daralttılar. 1971’de Demirel’e muhtıra verdiler. Hani halk seçtiydi Demirel’i? Halkın seçtiği hükümeti, sıkıştırmak suretiyle istifasını sağladılar. Rahmetli Erbakan hocamıza ağır hakaret ve küfürler ettiler. Adam gene gık demedi, memleketin zirvesinde kavga olmaz dedi. Ahmet Necdet Sezer, Ecevit’e kitap fırlattı olan yine bize oldu. Milli gelirimizin yarısını bir gecede kaybettik. Ecevit, bu işin faturasını oylarının yüzde 21’den yüzde 1’e düşmesiyle ödedi. Bizim milletimiz gerçekten iyi bir seçmendir. Kendine hizmet edeni görünce seçer, seçmeye devam eder; baktı ki seçtikleri kendilerine hizmet etmiyor, holdinglere, patronlara, başka ülkelere ediyor o zaman da alır sandığın dibine gömer. Peki, Cumhurbaşkanına ne oldu? 6 yıl daha görevine devam etti. Kimse hesap soramadı. Çünkü Cumhurbaşkanları şu anda sorumsuz.

2002’de milletimizin teveccühü ile AK Parti iktidara geldi ve 15 yıldır ülkemizde istikrar var. Biz de çok çektik bu çift başlılıktan. Ahmet Necdet Sezer, bizim kararnamelerimizi imzalamadı, Bakanlar Kurulumuzun üzerini çizdi. Çok cebelleşmedik ama o zamanki Başbakanımız şimdiki Cumhurbaşkanımız zaman zaman bunu ortalığa fark ettirse bile çokta ortaya dökmedi. Kan kustuk ama kızılcık şerbeti içtik dedik. AK Partinin en güçlü olduğu, en çok hizmet ettiği dönemde vesayetçi zihniyet AK Parti’ye kapatma davası açtı. Anayasa Mahkemesinin sağduyulu üyelerinin sayesinde ucu ucuna o işten yırttık. O gün o vesayetçiler başarılı olsaydı, bugün AK Parti olmayabilirdi. 16 Nisan’da inşallah hep beraber bu vesayetçilere son vereceğiz. Çift başlılık ortadan kalkacak. Koalisyonlar bitecek. Koalisyonlar, paylaşım demektir. O Bakanlık senin, bu Bakanlık benim, o banka senin, bu banka benim, partiler hizmet etmekten ziyade bölüşüm kaygısı içerisindedirler. Hani güçler ayrımı diyorlar ya işte güçler ayrımı tam manasıyla bu sistemde gelecek. Bugün yasama, yürütme ve yargı birbirine karışmış durumda. Peki, bu değişikliği kimler istemez? Küçük partiler bunu istemezler. Çünkü tek başına Cumhurbaşkanı seçme imkânları yoktur.

Holding ve medya patronları da bu değişikliği istemezler. Çünkü onlar, zayıf hükümetleri kullanırlar. Bir de CHP ve diğer sol partiler bu sistemin değişmesini kesinlikle istemezler. Çünkü onlar vesayetçi kurumlar sayesinde iktidar kim olursa olsun her dönem muktedir olmuşlardır da onun için istemezler. Onlar ister istesin, ister istemesin milletimizin kararı net, oyumuz ‘Evet’ diyor milletimiz. Ülkemizin tekrar o eski muhteşem günlerine dönebilmesi için 16 Nisan’da güçlü bir ‘Evet’ oyuna ihtiyacımız var. Biz sandıktan ‘Evet’ çıkacağına inanıyoruz. Yüzde 50+1 yetiyor aslında. Ama diyoruz ki neden 50+1 olsun? Yüzde 55 olsun, 60 olsun, 65 olsun, 70 olsun, olsun ki bugün bize ayar vermeye çalışan batı ülkelerinin, dahili ve harici düşmanlarımızın boynu ebediyen düşsün. Yüzde 50+1 ile yeni sisteme geçmemiz ayrı bir yansıma yapar, yüzde 70 ile geçmesi çok daha farklı bir şekilde gözdağı verir. Almanya ile Hollanda işi gücü bırakmış Türkiye’de hayır çıksın diye uğraşıyor. 15 Temmuz’da bu ülkeyi kan gölüne çeviren FETÖ, hayır için çalışıyor. Namussuz IŞİD de hayır diyor. Tabii CHP’de hayır diyor. Bazen biz bunları anlatıyoruz, diyorlar ki ‘siz bize terörist mi demek istiyorsunuz’. Biz size terörist demiyoruz. Ama ne demişler ‘Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’. Halkımız, kimin kiminle iş tuttuğunu bizden daha iyi biliyor, ona göre de kararını veriyor”

 

Bir Yorum Yaz